Cevdet Yılmaz: Hem güçlü, hem haklı olmak zorundayız
Gizem CENGİL-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ekonomiden, teknolojiye birçok alanda yeni başarılar elde etmek durumundayız
CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ekonomiden, teknolojiye birçok alanda yeni başarılar elde etmek durumundayız. Kolay bir dünyada değiliz. Rekabetin yoğunlaştığı, jeopolitik gerilimlerin arttığı güç mücadelesinin maalesef çok fazla ön plana çıktığı güçlüysem her dilediğimi yapabilirim gibi bir zihniyetin yaygınlaştığı bir dünyadayız. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak şunu söylüyoruz; hem güçlü, hem haklı olmak zorundayız dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve pek çok sayıda davetli Ato Congresium'da düzenlenen Koç Topluluğu 100'üncü Yılı Töreni'ne katıldı. Burada konuşan Cevdet Yılmaz, Bağımsızlık sadece hukuki bir kavram değildir. Aynı zamanda bir kapasite meselesidir. Güçlü değilseniz bir üretim altyapınız yoksa kurumsal altyapınız yoksa kağıt üstünde bağımsız olsanız da fiili olarak gerçekten bağımsız olamazsınız. Dolayısıyla bu tespit aslında bütün Cumhuriyet'in ekonomik kalkınma mücadelesinin özeti diye ifade etmek istiyorum. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında ekonomik bağımsızlığını güçlendirmeyi hedefleyen Türkiye, geçen yüz yıl boyunca üretim kapasitesini arttıran sanayi altyapısını geliştiren ve küresel ekonomideki konumunu her geçen gün daha da ileriye taşıyan son derece önemli bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. Bu bakımdan Koç Topluluğu'nun hikayesi Cumhuriyet'imizin ekonomik kalkınma serüveniyle kesişen, örtüşen bir hikayedir. Ankara'nın köklü ticaret kültürü ahilik geleneğinden beslenen iş ahlakı ve girişimcilik anlayışı içinde filizlenen bu yolculuk zamanla ülkemizin en büyük sanayi ve hizmet topluluklarından birine dönüşmüştür. Merhum Vehbi Koç'un henüz genç yaşlarda Ankara'da başladığı ticaret hayatı çalışkanlık, dürüstlük ve ileri görüşlülük temelinde yükselmiş ortaya koyduğu vizyon nesiller boyunca taşınan güçlü bir kurumsal yapının temelini oluşturmuştur. Topluluğun tarihine bakıldığında Türkiye'nin sanayileşme yolculuğunun birçok önemli durağında izlerini görmek mümkündür ifadelerini kullandı.
'TOPLULUKLARIN GİRİŞİMCİLİĞE YATIRIM YAPMASI ÇOK KIYMETLİ'
Koç Topluluğu'nun Türkiye'nin üretim gücüne önemli katkılar sunduğunu ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:
2025 yılı itibariyle topluluğun kombine gelirleri Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde yedisine karşılık gelirken, gerçekleştirdiği ihracat ülkemizin toplam ihracatının yaklaşık yüzde sekizini oluşturmaktadır. Son beş yılda hayata geçirilen 16,5 milyar dolarlık yatırım ve 2025 yılında gerçekleştirilen 28,2 milyar liralık AR-GE harcaması üretime, teknolojiye ve uzun vadeli değer oluşturmaya verilen önemin somut göstergelerinden birkaçıdır. Bu noktada şu hususun altını çizmek isterim. Özellikle büyük topluluklarımızın AR-GE'ye, inovasyona, girişimciliğe yatırım yapması çok çok kıymetli. Bugünkü dünyada bilgi temelli dediğimiz ekonomilerde, yenilikçi ekonomilerde başka türlü mesafe almamız mümkün değil. Teknoloji odaklılığı, bilgi odaklılığı, yenilikçi şirketlerin hızla değer kazandığı bir dünyadayız. Yeşil ve dijital dönüşümün yaşandığı yapay zekanın hayatın her alanına nüfuz ettiği bir dönemdeyiz. Özellikle büyük şirketlerimizin var olan güçlerine güvenip bu gelişmeleri ıskalamaması gerektiğini, AR-GE'ye gerekirse baştan kurallar koyup gelirlerinin bir bölümünü AR-GE'ye yeniliğe, girişimciliğe ayırmalarının çok önemli olduğunun altını çizmek istiyorum.
'ÜLKEMİZ HER ALANDA EN ÜST LİGİ HEDEFLEMEK DURUMUNDA'
Türkiye'nin artık her alanda en üst ligi hedeflemek durumunda olduğunu aktaran Yılmaz, şöyle devam etti:
Ekonomiden, teknolojiye birçok alanda yeni başarılar elde etmek durumundayız. Kolay bir dünyada değiliz. Rekabetin yoğunlaştığı, jeopolitik gerilimlerin arttığı güç mücadelesinin maalesef çok fazla ön plana çıktığı güçlüysem her dilediğimi yapabilirim gibi bir zihniyetin yaygınlaştığı bir dünyadayız. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak şunu söylüyoruz; hem güçlü, hem haklı olmak zorundayız. Sadece haklı olmak yetmiyor maalesef. Güçlüler gelip sizi eziyorlar. Hiçbir kural tanımıyorlar. Sadece güçlü olmanın da hiçbir anlamı yok. Hiçbir ahlaki değeri yok. Dolayısıyla hem haklı hem güçlü olmalıyız diye ifade ediyoruz. Bu yüzyılda ülke olarak Türkiye yüzyılının hedeflerine yürürken bunu hep birlikte başaracağız. Bütün unsurlarımızla, kamusuyla, özeliyle, sivil toplumuyla, farklı düşünceden, farklı bakış açılarından bütün toplumsal kesimlerle burada önemli olan temel hususlarda bir uzlaşma sağlamamız temel hedeflerde bir uzlaşma sağlamamız. Bunu sağlayıp bir taraftan da farklılıkları, zenginlik olarak görüp ülkemizin iç barışını güçlendirme, iç cephesini güçlendirme bölgemizde çok daha huzurlu bir ortam oluşturma hedefiyle Türkiye Yüzyılı'nı hep birlikte inşa edeceğiz. Bu hiç kimsenin tek başına hiçbir kesimin yalnız başına yapabileceği bir iş değil. Hep birlikte bunu başaracağız. Tabii ki bu dikensiz bir gül bahçesi değil. Sorunlarımız olacak. Bunlarla hep birlikte mücadele edeceğiz. Bir ülkenin kalkınması, gelişmesi öyle kendiliğinden olan bir hadise değil. Emekli olan, mücadeleyle gerçekleşen bir süreç. Bunu da kamuyla, özel sektörle hep birlikte yapacağız ve tüm bu mücadelelerde Koç Holding'in ve Koç Holding gibi değerli kurumsallaşmış şirketlerimizin bize en sağlam yol arkadaşı olacaklarına inanıyoruz. Onlarla birlikte bu yürüyüşümüzü devam ettireceğiz. Sözlerime son verirken Koç Topluluğu'nun yüzüncü kuruluş yıl dönümünü bir kez daha gönülden tebrik ediyorum.