İzmir'de bir ilk; koltuk altından girilerek yapılan ameliyatla kanserden kurtuldu

TAKİP ET

Nevra UÇKAÇ/İZMİR, (DHA)- İZMİR Şehir Hastanesi'nde meme kanseri tedavisi gören Zümrüt Kartal (42), kentte ilk kez uygulanan, koltuk altından açılan 4 santimetrelik kesiyle gerçekleştirilen operasyonda, kamera ve çubuklar yardımıyla meme dokusu temizlenerek, aynı seansta protez yerleştirildi

İZMİR Şehir Hastanesi'nde meme kanseri tedavisi gören Zümrüt Kartal (42), kentte ilk kez uygulanan, koltuk altından açılan 4 santimetrelik kesiyle gerçekleştirilen operasyonda, kamera ve çubuklar yardımıyla meme dokusu temizlenerek, aynı seansta protez yerleştirildi. Hem kanserli dokudan kurtulan hem de estetik açıdan meme kaybı yaşamayan 2 çocuk annesi Kartal, Hiç ağrım olmadı, ameliyat korktuğum gibi geçmedi dedi.

Kentte yaşayan ev hanımı Zümrüt Kartal'a geçen kasım ayında memesinde fark ettiği kitle sonrası başvurduğu hastanede ikinci evre meme kanseri teşhisi konuldu. Koltuk altına da sıçrama gösteren kitleyi küçültmek amacıyla İzmir Şehir Hastanesi'nde 16 kür kemoterapi alan Kartal için Multidisipliner Meme Konseyi'nde ameliyat kararı alındı. Zümrüt Kartal'ın sosyal ve psikolojik yaşam konforunu korumak amacıyla, Türkiye'de sadece sayılı merkezde uygulanan ve İzmir'de ilk kez gerçekleştirilecek olan 'Endoskopik Meme Başı Koruyucu Mastektomi' (NSM) yöntemi planlandı. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Alperen Uğur ve Plastik Cerrahi Uzmanı Efe Şimşekcan tarafından gerçekleştirilen operasyonla, Kartal'ın meme dokusu koltuk altından girilerek kapalı yöntemle boşaltıldı ve aynı seansta silikon protez yerleştirildi.

'BENİM BAŞIMA GELECEĞİ HİÇ AKLIMA GELMEZDİ'

Hastalık sürecini ve yaşadığı mutluluğu anlatan Zümrüt Kartal, Kasım ayında elime gelen kitleyle hastaneye başvurdum. Ultrason, mamografi, MR ve en son PET çekiminde meme kanseri olduğum belli oldu. Ailemde kimsede yoktu, genetik sonuçlarım da temiz çıktı. Benim başıma geleceği hiç aklıma bile gelmezdi. Hastalığı öğrendiğimde ikinci evredeydi. Kitle büyük olduğu için ilk başta küçültmek amacıyla 16 kür kemoterapi aldım. Kemoterapi dönemi çok ağır ve zor geçti ama ameliyat korktuğum gibi olmadı. Kapalı ameliyat geçirdim. Hiç ağrım bile olmadı, ameliyat korktuğum gibi geçmedi. Koltuk altımda çok küçük bir dikişim var, o kadar. Aynı operasyonda plastik cerrah da silikon koydu. Başarılı ve çok güzel bir operasyon geçirdim. Şimdi patoloji sonucunu bekliyorum, çok az belki bir kemoterapi daha alabileceğimi söylediler diye konuştu.

'BU HASTALIKTA MORAL ÇOK ÖNEMLİ'

Süreç boyunca ailesinin en büyük dayanağı olduğunu belirten Kartal, Eşim Abdil (49), çocuklarım Atalay (21) ve Mina (14), arkadaşlarım, babam hepsi yanımdaydı. Bu hastalıkta moral desteği çok önemli. Herkes eğer yakınlarında bu hastalığı geçiren varsa birbirine destek olsun. Kadınlar da mutlaka kontrollerini yaptırsınlar. Erken yaşta yakalamak, ilk başta fark etmek çok önemli ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE'DE YAKLAŞIK 7 MERKEZDE UYGULANIYOR'

Ameliyatı gerçekleştiren İzmir Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Alperen Uğur, şöyle konuştu:

Zümrüt Hanım'ın tetkiklerinde sağ memesinde bir kitle ve koltuk altına yayılım tespit ettik. Multidisipliner Meme Konseyimizde önce ameliyat öncesi kemoterapi kararı aldık. Tedavi bittikten sonra yaptığımız kontrollerde, memesindeki kitlenin ve koltuk altı lenf bezlerindeki yayılımın tamamen gerilediğini gördük. Bu bizi çok sevindirdi ancak ameliyat olması şarttı. Kitlenin eski haline göre, memenin büyüklüğü ile kitlenin büyüklüğü orantısız olduğundan normal şartlarda memesinin tamamının alınması gerekiyordu. Fakat hastamız genç olduğu için memesini estetik olarak korumamız gerekiyordu. Dünyada yeni yeni yapılmaya başlayan, Türkiye'de ise yaklaşık 7 merkezde uygulanan, İzmir bölgesinde ise ilk kez yapılacak olan endoskopik ameliyatı planladık.

'SAFRA KESESİ AMELİYATI YAPAR GİBİ MEMEYİ BOŞALTTIK'

Operasyonun plastik cerrahi ekibiyle koordineli yürütüldüğünü aktaran Dr. Uğur, Plastik Cerrahi Hekimimiz Efe Şimşekcan ile beraber operasyona girdik. Sadece koltuk altından 4 santimetrelik bir kesi açtık. Öncelikle lenf bezlerinden örnekleme yaptık ve ameliyat esnasındaki patolojide kanser hücresine rastlanmadı; yani kemoterapi tam yanıt vermişti. Daha sonra laparoskopik, yani endoskopik yöntemle kamera ve çubuklar yardımıyla tıpkı bir safra kesesi ameliyatı yapıyormuş gibi memenin içerisine girdik. Meme dokusunun tamamını içeriden boşaltarak aldık. Ardından plastik cerrahi ekibimiz aynı 4 santimetrelik kesiden protezi yerleştirdi. Hastanın meme dokusu alınmasına rağmen, dışarıdan bakıldığında meme görüntüsünde hiçbir bozulma olmadı. Hastamız hem kanserden kurtulmuş oldu hem de estetik kaygılarından uzaklaştı dedi.

'GELİŞEN TIPTA ARTIK SADECE KANSERİ YENMEK YETMİYOR'

Tıptaki teknolojik gelişmelerin hastaların yaşam kalitesine doğrudan etki ettiğini vurgulayan Dr. Mehmet Alperen Uğur, Başarılı geçen bu kapalı ameliyat, hastanın bundan sonraki yaşamına adapte olmasını kolaylaştıracak. Güncel tıpta artık hastaların sadece kanserden kurtulması değil, aynı zamanda hayat kalitelerinin de korunması hedefleniyor. Genç bir kadın hastanın meme dokusunun tamamı alınırken, dış görüntünün kaybolmaması onun psikolojik ve sosyal olarak olumsuz etkilenmesini ciddi oranda azaltıyor. Bu ameliyatın önemi de burada ortaya çıkıyor. Tabii ki gönül ister ki tüm hastalarımıza bu ameliyatı uygulayalım; fakat her meme hastası bu yöntem için uygun olmuyor. Biz tıbbi durumu ve anatomisi uygun olan hastalarımızda bu konforlu yöntemi uygulamaya devam etmek istiyoruz ifadelerini kullandı.