'Kene ısırığında en büyük tehlike yanlış müdahale'
İSTANBUL, (DHA) - KENE çıkarılırken yapılan yanlış uygulamaların hastalık bulaşma riskini artırabileceğine değinen Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr
- KENE çıkarılırken yapılan yanlış uygulamaların hastalık bulaşma riskini artırabileceğine değinen Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Yıldız, Kenenin üzerine kolonya, alkol, gaz yağı, aseton veya deterjan dökülmemelidir. Bu tür uygulamalar kenenin taşıdığı mikropları insan vücuduna kusmasına neden olabilir. Ayrıca kenenin üzerine sigara basılması, ateş tutulması, çıplak elle ezilmesi veya patlatılması da mikrobun insana bulaşma riskini artırmaktadır dedi.
Yaz aylarının gelmesiyle kene vakalarında da artış yaşanıyor. Özellikle kırsal alanlarda zaman geçiren vatandaşları uyaran İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi'nden Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Yıldız, kene ısırıklarının basit bir cilt problemi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, yanlış müdahalelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.
Kenelerin birçok farklı mikroorganizmayı taşıyabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Yıldız, bu canlıların insanlara bulaştırdığı hastalıkların bazı durumlarda ölümcül seyredebileceğine dikkat çekti.
'KENE ISIRIĞI CİDDİ HASTALIKLARA NEDEN OLABİLİYOR'
Kenenin kan emerek beslenen bir canlı olduğunu belirten Uzm. Dr. Yıldız, Keneler farklı mikropları taşıyabilir. Vücuda tutunan keneler taşıdıkları mikropları insanlara ve hayvanlara bulaştırabilir. Bu mikroplar insanlarda Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Lyme hastalığı, tularemi, kene kaynaklı beyin iltihabı ve Q ateşi gibi birçok hastalığa yol açabilmektedir diye konuştu.
'TOKAT, SİVAS, ÇORUM, AMASYA, YOZGAT, ERZİNCAN VE ERZURUM'DA RİSK YÜKSEK'
Kenelerin doğada yaygın olarak bulunduğunu kaydeden Uzm. Dr. Yıldız, uygun sıcaklık ve nem koşullarında çoğaldıklarını söyleyerek şu bilgileri paylaştı:
Keneler özellikle Nisan ve Ekim ayları arasında daha sık görülmektedir. Ülkemizde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi açısından risk taşıyan keneler daha çok Tokat, Sivas, Çorum, Amasya, Yozgat, Erzincan ve Erzurum çevresinde görülmektedir. Ancak iklim değişikliği, kuş göçleri ve hayvan ticareti nedeniyle farklı bölgelerde de karşımıza çıkabilmektedir.
'EN ÇOK KULAK ARKASI VE KOLTUK ALTINA TUTUNUYOR'
Kenelerin insan vücudunda belirli bölgelere yerleşmeyi tercih ettiğini dile getiren Uzm. Dr. Yıldız, Keneler genellikle derinin daha ince ve nemli olduğu kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası, göbek çevresi ve saçlı deri gibi bölgelere tutunmaktadır dedi.
'BU BELİRTİLER GÖRÜLÜRSE DİKKAT'
Kene tutunmasını takip eden günlerde bazı belirtilerin ortaya çıkabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Yıldız, Kene yapışmasını takip eden 10-14 gün içerisinde yüksek ateş, titreme, şiddetli baş ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrıları, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, vücutta döküntü veya morluklar ile burun ve diş eti kanamaları görülebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır diye konuştu.
'KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ HAYATİ RİSK TAŞIYOR'
Türkiye'de en çok endişe yaratan hastalıklardan birinin Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Yıldız, Hastalığın yaygın olduğu bölgelerde yaşayan kenelerin virüsü taşıma ihtimali yüksektir. Hastalık geliştiğinde ölüm riski bulunan ciddi bir enfeksiyon tablosu ortaya çıkabilmektedir ifadelerini kullandı.
'KENENİN ÜZERİNE KOLONYA DÖKMEYİN'
Kene çıkarılırken yapılan yanlış uygulamaların hastalık bulaşma riskini artırabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Yıldız, Kenenin üzerine kolonya, alkol, gaz yağı, aseton veya deterjan dökülmemelidir. Bu tür uygulamalar kenenin taşıdığı mikropları insan vücuduna kusmasına neden olabilir. Ayrıca kenenin üzerine sigara basılması, ateş tutulması, çıplak elle ezilmesi veya patlatılması da mikrobun insana bulaşma riskini artırmaktadır açıklamasında bulundu.
'KENE NE KADAR ERKEN ÇIKARILIRSA RİSK O KADAR AZALIR'
Kene fark edildiğinde mümkün olan en kısa sürede çıkarılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Yıldız, Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalık bulaşma riski de o kadar azalır. Tercihen sağlık kuruluşlarında ince uçlu cımbız veya özel kene çıkarma aparatlarıyla alınmalıdır. Zorunlu durumlarda ise çıplak elle temas edilmeden, kene ezilip parçalanmadan çıkarılmalıdır. Sonrasında bölge sabunlu suyla yıkanmalı ve uygun şekilde temizlenmelidir dedi.
'AÇIK RENK GİYSİLER TERCİH EDİLMELİ'
Kene tutunmasını önlemek için alınabilecek basit önlemlerin büyük önem taşıdığına değinen Uzm. Dr. Yıldız, Köy, bağ, bahçe, tarla ve ormanlık alanlara giderken açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir. Böylece keneler daha kolay fark edilebilir. Kolları ve bacakları kapatan giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalı ve uygun kene kovucu ürünler kullanılmalıdır dedi.
'ÇOCUKLAR VE EVCİL HAYVANLAR DAHA FAZLA RİSK ALTINDA'
Çocukların doğayla daha fazla temas etmesi nedeniyle risk grubunda yer aldığını belirten Uzm. Dr. Yıldız, Çocuklar ot ve çalılara daha sık temas eder. Ayrıca, vücutlarına yapışan keneyi veya hastalık belirtilerini fark etmeleri daha zor olabilir. Evcil hayvanlar da kenelerin taşınmasında önemli rol oynayabilir. Hayvanların tüyleri arasında gizlenen keneler ev ortamına kadar taşınabilmektedir dedi.
'14 GÜN BOYUNCA TAKİP ŞART'
Kene ısırığı sonrasında kişilerin sağlık durumlarını yakından takip etmesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Yıldız, Kene çıkarıldıktan sonraki 14 gün boyunca ateş, baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, vücutta ağrı, cilt döküntüsü veya kanama gibi belirtiler açısından dikkatli olunmalıdır. Bu belirtilerden herhangi biri gelişirse mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır diyerek açıklamalarını sonlandırdı.