Manisa'da asırlık 'koyun kırkım imecesi' geleneği yaşatıldı
İpek KALAY/DEMİRCİ, (Manisa), (DHA)- MANİSA'nın Demirci ilçesinde sürdürülen asırlık imece geleneği, bu yıl da çobanların dayanışmasını gözler önüne serdi
MANİSA'nın Demirci ilçesinde sürdürülen asırlık imece geleneği, bu yıl da çobanların dayanışmasını gözler önüne serdi. Çevre illerden ve köylerden gelen çobanlar, 'değişim usulü' ile birbirlerinin koyunlarını kırkarak Anadolu'nun unutulmaya yüz tutmuş yardımlaşma kültürünü yaşatırken, hayvanların yaz sıcaklarında daha sağlıklı gelişmesine de katkı sağladı.
Anadolu'nun köklü dayanışma kültürlerinden olan 'kırkım imecesi', Manisa'nın Demirci ilçesi Hoşçalar köyünde gerçekleştirildi. Bölgede yarım asırdır çobanlık yapan Halil Yanar'ın (62) sürüsü için bir araya gelen çobanlar, günlerce sürecek mesaiyi el birliğiyle saatler içinde tamamladı. Yaren mevkisindeki yaylada kurulan kırkım alanına sadece Demirci'den değil, komşu il Kütahya'nın Simav ilçesi Demirciköy, Hisarbey ve Aksaz köylerinden de çok sayıda çoban katıldı. Kilometrelerce uzaktan gelen üreticiler, sırayla birbirlerinin sürülerindeki koyunları kırkıp hem zamandan tasarruf ediyor hem de ekonomik yükten kurtulup dayanışma örneği sergiliyor.
Yılda bir kez yapılan kırkım işleminin sadece yapağı elde etmek için değil, hayvan sağlığı ve süt verimliliği açısından da önem taşıyor. Koyunların üzerinde biriken kalın yün tabakası, özellikle yaz aylarında hayvanın aşırı ısınmasına bağlı olarak 'ısı stresi' yaşamasına neden oluyor. Zamanında yapılan kırkım sayesinde ise koyunların vücut ısısı dengeleniyor, hareket kabiliyetleri ve beslenme iştahları artıyor. Bu da doğrudan et ve süt verimine olumlu yansıyor. Ayrıca uzun süre kırkılmayan yünler bit, pire ve kene gibi parazitlerin üremesine uygun bir ortam hazırlarken, tıraşlama işlemi bu parazitlerin önüne geçip olası deri hastalıklarını ve enfeksiyon risklerini engelliyor.
MAKASLAR YERİNİ MAKİNELERE BIRAKTI
Eskiden 'kırklık' adı verilen makaslarla günlerce süren ve hayvanlar için oldukça zahmetli olan kırkım işlemi, şimdilerde teknolojinin imkanlarıyla yapılıyor. Çobanların yanlarında getirdikleri elektrikli kırkım makineleri sayesinde hem hayvanların stresi minimuma indiriliyor hem de iş gücü yarı yarıya azalıyor. Elde edilen yapağılar ise tekstil ve sanayide kullanılmak üzere satılıp çobanlara önemli ek gelir sağlıyor.
'ANADOLU'NUN ÖZÜ, BU DAYANIŞMADA SAKLI'
Yaylalarda 14 yaşından beri hayatını sürdürdüğünü belirten sürü sahibi Halil Yanar, köklü geleneği şu sözlerle anlattı:
Her yıl nisan ayı sonunda 130 koyunumla Yaren mevkisindeki yaylamıza çıkar, kasıma kadar burada yaşarız. Bu iş tek başına yapılacak gibi değil. Bugün de sağ olsunlar çevre illerden, köylerden çoban kardeşlerim toplandı, geldiler. Değişim usulüyle koyunlarımı kırktık. Yarın da biz bir başka arkadaşımızın sürüsü için yola çıkacağız. Hepsinin eline emeğine sağlık. Anadolu'nun özü işte bu dayanışmada saklı dedi.