CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Kimlerin kimlerle, hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen '2'nci İletişim Şurası'na katıldı. İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın ev sahipliğinde gerçekleşen programda; bakanlar, akademisyenler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve medya kurumlarının temsilcileri ile davetliler yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze başta olmak üzere yürüttükleri çalışmalar sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını anarak başladığı konuşmasında, "İletişim Şuramızın ilki bundan 23 yıl önce, 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştur. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu" dedi. 'ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURACAK'Alanında uzman 425 ismin, 16 ayrı çalışma grubunda özveriyle çalışıp, güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kamu diplomasisinden yapay zekaya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı bu oturumları son derece kıymetli bulduğumu, burada vurgulamak istiyorum. Özgün ve yenilikçi fikirleriyle şuranın içeriğini zenginleştiren, ufkumuzu ve muhayyilemizi genişleten genç kardeşlerime bilhassa şükranlarımı sunuyorum. Şuranın gerek zengin katılımcı profili gerekse güçlü muhtevası itibarıyla eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi, öyle ümit ediyorum ki Türkiye'nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir" ifadelerini kullandı. 'DERİNLİKSİZ BİR KİMLİK İNŞA ETMEKTEDİR''İletişim bilimlerinde sık atıf yapılan sözü en iyi sizler biliyorsunuz' diyen Erdoğan, 'Araç mesajın kendisidir' sözüne atıfta bulunarak şöyle konuştu: "Bakınız; bugün bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içindeyiz. Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve ulaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler, artık yalnızca dakikalar içerisinde tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zeka modellerinin devreye girmesiyle eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat az önce ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi, tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat, bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır."'YARDIMA KOŞARKEN DEZENFORMASYONLA MÜCADELE ETTİK'Olgu ve algı arasındaki makasın giderek açıldığını, kitlelerin 'algoritma faşizmi' denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu süreçte en fazla zarar gören kavram ise hiç şüphesiz hakikat oluyor. Biz bu acı gerçekle özellikle Covid-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremlerinde hep çok yakından yüzleştik. O süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısıyla muhatap olduk. Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından 5'inci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmi kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personelimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı. Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisiyle çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük. Devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken, diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldık" değerlendirmesinde bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca, "Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını, hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı, yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar, bugün adalete hesap veriyor. Hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bunda son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın, bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların, ellerindeki imkanları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Şurası da çok önemlidir, dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından aslında bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı.'KAZANIMI BÜYÜTMEKTE KARARLIYIZ'Türk iletişim ve yapım sektörünün dünyadaki yerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin önemi daha da artmaktadır. İşte bu yüzden dijital egemenliğimizi temin ve tahkim etmek bizim birinci önceliğimizdir. Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısı ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biridir. İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. Burada şu noktaya da dikkatinizi çekmek isterim. İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlandırmak doğru değildir. Asıl başarı, görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten, özellikle hakikatten ödün vermemektir. İnsanı ve insani değerleri yok saymayan, hak ve hakikati esas alan, teknolojiyi doğru kullanan, medeniyet değerlerimizden beslenen bir anlayışla kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz. Halihazırda sadece kendi uydularımız üzerinden 5 milyar insana ulaşma imkanına sahibiz. Kimlik ve kültürümüzü yansıtan, tarihimizi ve milli değerlerimizi ekranlara taşıyan dizi ve belgesellerimiz, dünyanın dört bir yanında büyük bir beğeniyle izleniyor. Artık uluslararası kamuoyu Türkiye'yi yalnızca başkalarının kaleme aldığı metinlerden veya tamamen karalama amaçlı çekilmiş sinema filmlerinden değil, kendi kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden, dizilerden, belgesellerden, dijital platformlardan ve kültürel faaliyetlerden tanıyor. Bu, ülkemizin yumuşak gücünü artıran, milletimizin birikimini ve değerlerini dünyaya taşıyan, bizi anlatan son derece kıymetli bir kazanımdır. Bu kazanımı daha da büyütmekte kararlıyız" dedi.
Siyaset
Yayınlanma: 28 Temmuz 2026 - 17:06
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Depremi kullanarak fırsatçılık yapanlar adalete hesap veriyor
Kübra SONKAYA-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Kimlerin kimlerle, hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor
Siyaset
28 Temmuz 2026 - 17:06
İlginizi Çekebilir








